Efendim bu gündüz kuşağı programları yok mu? Bana onlarca yazı yazdırtmıştır. Eleştirilecek değil eleştirilmeyecek nereleri var diye düşünür dururum. Yine de kendisini ifade edemeyen yahut ilgili mercilere başvurduğunda sesini duyuramayan ve hukuki işleyişi de tam olarak bilemediği için sıkıntısını gideremeyen insanlara yardımcı oldukları için her ne kadar eleştirsem de bu programlara katılanların kurgusal birer kimlikleri de bulunabileceği zannına da kapıladurduğum halde iyi kötü bir misyonları bulunduğuna kanaat getiririm. Fakat bu gün artık çıldırdım. Delirdim. Bu arada deelilikle ilgili bir cümle duydum ki harikaydı toprağın varisleri adlı dizide yer alan bu cümle, bütün dünya delirdiyse, delilik kanun olmuştur. Nasıl cümle ama? Bütün dünya delirdi mi bilmem. Fakat dünyanın büyük bölümünün hala farkına vararak yahut varmayarak incitici davranışlar sergilediği kesin.
Fulyayla umudun olsun adlı gündüz kuşağı programında da benzer bir incitme hadisesi yaşandı. Melahat adlı kırk bir yaşında ve Manisada yaşayan bir kadın, sosyal medyadan tanıştığı Ali adlı bir erkekle ilişki kurar. Bu ilişkiden bir evlilik ve bir de çocuk dünyaya katılır. Fakat bu Ali ilgili tavırlarıyla ve sahiplenme duygularıyla Melahatın kalbini kazanan Ali sonradan değişir. Melahat anlar ki Ali engelli maaşının peşinde.
Evet dostlarım Melahat görme yeti yitimi bulunan bir arkadaşımızdır. Fulya Öztürk de bu durumdan çok etkilenir. Sesinin tonu değişir. Melahatın gözlerinden biri tamamen, biri ise yüzde atmış görme yeti yitimine sahiptir. Hal böyle olunca Fulya Öztürkün de ilk aklına gelen Melahatın sosyal medyayı nasıl kullanabildiğidir. Neyse ki Melahat arkadaşımız da durumu çok net açıklar. Olayın gerçekleştiği tarihlerde görmesinin daha iyi olduğunu söyleyiverir. Haliyle Fulya Öztürke göre yalnızca gözüyle görenlerin dünyası olan sosyal medya dünyasına bir görme yeti yitimi bulunan bireyin dahil olduğu gibi enteresan fikirler Fulya Öztürkün aklını meşgul etmek durumunda kalmamış olur. Fulya Öztürk eğer total bir görme yeti yitimi bulunan bireyle karşılaşsaydı ne gibi bir sonuç ortaya çıkacaktı? Sanıyorum programın büyük bölümü görme yeti yitimi bulunan bizlerin sosyal medyayı nasıl kullanabildiğini açıklamakla geçecekti. Şimdi neresinden tutsam elimde kalan bu konuyla ilgili harekete geçmeye karar verdim.

Sadece ben görme yeti yitimi bulunan bir bireyim ve sosyal medya kullanabiliyorum üstelik total görme yeti yitimim bulunuyor yazmayı düşünüyorum ihbar hatlarına. Whatsap ihbar hattı numarası 05393882838 ilk kez yapacağım bu harekete katılım gösterilmesini talep ediyorum. Madem programında böyle bir konuyu işleyecek, insan en azından biraz araştırma yapar. Biz görme yeti yitimi bulunan bireyleri sosyal medya dahi kullanmaktan azade atfetmek düpedüz hakarettir ve inciticidir. Ne var canım ne düşünürse düşünsün deyip geçmek mümkün. Fakat bu ne var canımcılık yüzünden yaşanıyor bütün bunlar. Ben gidip şu ihbar hattına sosyal medya kullanabildiğimi bildirip kendimi ihbar edeceğim. Katılım gösterenler ben de katıldım biçiminde bilgilendirirse sevinirim.
Haydi canlarım iş başına. Sesimiz çıkmadıkça yok sayılacağız bu belli. Bizimle ilgili bilgi görgü ve deneyimi bulunan diğer sayfadaşlarım da yani görme yeti yitimi bulunmaksızın aynını yapabilir, ben şahidim görme yeti yitimi bulunanlar da sosyal medya kullanabiliyor cümlesini verdiğim whatsap ihbar hattına iletebilir. Ne demek istiyorsunuz diye sorulursa da nedenimizi açıklarız değil mi ya? Sonuçta biz açıklama yapmasını da biliyoruz sanıyorum. Hatta işi açıklama yapmak olan insanlar var sayfamda. Hukuk insanları var. Gazetelere dergilere yazı yazanlar var.
Bu devirde hala kendimizi açıklamaya devam etmekte oluşumuz çok acı. Bizi buna mecbur edenler utansın…
FIRAT AVCI